İYİ Partili Hakkomaz Şahin, “73 yıllık fabrika değil, Kayseri’nin hafızası kapanıyor”
KAYSERİ (1HA) - Orta Anadolu Mensucat Fabrikası’nın üretimi durdurması hakkında konuşan İYİ Parti Talas İlçe Başkanı Hadiye Hakkomaz Şahin, “73 yıllık bir fabrika değil, Kayseri’nin hafızası kapanıyor. Kayseri sanayisinin sembol kuruluşlarından Orta Anadolu Mensucat’ın üretimini durdurması, sıradan bir şirket kapanışı olarak değerlendirilemez” dedi.

1953 yılırdan itibaren faaliyet gösteren Orta Anadolu Mensucat Fabrikası artan maliyetler, ağırlaşan finansman yükü ve daralan talep nedeniyle üretimini sonlandırıyor. İYİ Parti Talas İlçe Başkanı Hadiye Hakkomaz Şahin, “73 yıllık bir fabrika değil, Kayseri’nin hafızası kapanıyor. Orta Anadolu Mensucat Fabrikası’nın kapanmasıyla Kayseri’nin hafızasının da kapanacağını ifade etti. İYİ Partili Hakkomaz Şahin, “Kayseri sanayisinin sembol kuruluşlarından Orta Anadolu Mensucat’ın üretimini durdurması, sıradan bir şirket kapanışı olarak değerlendirilemez. Çünkü bugün kapanan kapının ardında tam 73 yıllık bir üretim, emek ve sanayileşme hikâyesi vardır. Orta Anadolu Mensucat, henüz Kayseri bugünkü büyük sanayi şehri kimliğine kavuşmamışken, 1953 yılında Kayserili girişimcilerin öncülüğünde entegre iplik ve dokuma fabrikası olarak kuruldu. Dönemin Kayseri’sini anlamak açısından şu rakam son derece çarpıcıdır: 1950 nüfus sayımında Kayseri şehir merkezinin nüfusu yalnızca yaklaşık 65 bin kişiydi. Yani Orta Anadolu, nüfusu bugünkü Talas ilçesinin dahi çok altında olan bir Kayseri’de sanayi yatırımı yapma cesareti gösteren öncü kuruluşlardan biriydi. 1986 yılında yeniden yapılanarak denim üretimine yönelen fabrika, zaman içerisinde yalnız Türkiye’nin değil, dünyanın önemli denim üreticilerinden biri haline geldi. Levi’s, Lee, Wrangler, Diesel, Mavi, Replay ve daha birçok uluslararası markaya Kayseri’den kumaş gönderildi. Ulaşılabilen kurumsal kayıtlarda Orta Anadolu’nun yıllık üretim kapasitesinin 70 milyon metreye kadar çıktığı, yaklaşık bin 500 kişilik doğrudan istihdam sağladığı görülmektedir. 2018 yılında Anadolu Ajansı’nın yayımladığı verilere göre şirket, Kayseri ve Bahreyn tesislerinde bin 500’ün üzerinde kişiyi istihdam ediyor, yılda yaklaşık 55 milyon metre kumaş üretiyor, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor ve yıllık yaklaşık 100 milyon avroluk ihracata ulaşıyordu. Bir başka ifadeyle Kayseri’de üretilen kumaş dünyanın dört bir yanına gidiyor; Kayseri’nin işçisinin emeği dünyanın en büyük markalarının vitrinlerinde yer buluyordu. Bugün ise aynı fabrikada makineler sustu. Şirket Yönetim Kurulunun 31 Ağustos 2026 tarihli kararıyla, Kayseri’deki üretimin 11 Eylül 2026 itibarıyla kesin ve devamlı olarak sona erdirilmesine karar verildi. Şirket ayrıca bütün üretim tesislerinin 12 Ekim 2026 itibarıyla tamamen kapatılacağını açıkladı. Basına yansıyan son bilgilere göre yaklaşık bin 400 çalışan, doğrudan bu kapanma sürecinden etkileniyor. Şirketin kendi açıklamasında kapanmanın gerekçeleri son derece dikkat çekicidir:Tekstil sektöründeki daralma, siparişlerdeki düşüş, enerji maliyetlerinin artması, hammadde maliyetleri, yüksek finansman maliyetleri, artan işçilik maliyetleri ve uluslararası rekabet şartlarının ağırlaşması. Asıl üzerinde durmamız gereken nokta da tam olarak budur. 73 yıl boyunca darbeler, ekonomik krizler, devalüasyonlar ve dünya ekonomisindeki büyük çalkantılar görmesine rağmen üretmeye devam eden bir Kayseri fabrikası, bugün üretimi artık sürdürülebilir bulamıyorsa burada yalnızca bir şirketin bilançosunu değil, Türkiye’nin üretim ekonomisini konuşmak zorundayız. Bir ülkede sanayici finansmana ulaşamıyorsa, enerji ve üretim maliyetleri rakip ülkelerle rekabet edilemeyecek seviyeye gelmişse, ihracatçı kur politikaları karşısında rekabet gücünü kaybediyorsa ve bütün bunların sonucunda 73 yıllık fabrikalar kapılarını kapatıyorsa ekonomi yönetiminin dönüp kendisine bakması gerekir. Çünkü üretim tesisi kapandığında sadece fabrika sahibi kaybetmez. İşçi kaybeder. Esnaf kaybeder. Nakliyeci kaybeder. Tedarikçi kaybeder. İhracat kaybeder. Şehir kaybeder. Türkiye kaybeder. Kayseri açısından mesele daha da önemlidir. Biz yıllardır Kayseri’yi “sanayi ve ticaret şehri” olarak anlatıyoruz. Ancak bir şehrin sanayiciliği yalnızca yeni fabrika açılışlarında kurdele kesmekle ölçülmez. Yetmiş yıllık fabrikalarını yaşatıp yaşatamadığıyla da ölçülür. Orta Anadolu’nun kapanmasının ardından sorulması gereken soru şudur: Kayseri’nin 73 yıllık bir sanayi kuruluşunun bu noktaya gelmesini engellemek için bugüne kadar kim, hangi girişimde bulundu? Merkezi yönetim ne yaptı? Kayseri’nin milletvekilleri ne yaptı? İlgili bakanlıklar ve ekonomi yönetimi bu ölçekte bir istihdam ve ihracat kaybını önlemek adına şirket ve sektör temsilcileriyle hangi çalışmaları yaptı” açıklamalarında bulundu.
Fotoğraf Galerisi
